Ödev Nedir ?

08 Ara
0 yorum

        Son zamanlarda gündemden düşmeyen konulardan biri de ödev konusu oldu. Çocuklara ev ödevi verilmeli mi, verilmemeli, verilecekse ne kadar, nasıl ödevler verilmeli.

        Öğrencilerin okulda öğrendikleri bilgileri kalıcı hale getirmelerini sağlayan etkinliklere ev ödevi diyoruz. Tanımdan da anlayacağınız üzere ev ödevleri eğitim ayrılmaz birer parçası. Neden Finlandiya’da ödev verilmiyor diye bazı itirazlar olacaktır. İşin gerçeği Finlandiya’da da çocuklara ödev veriliyor. Ancak verilen bu ödevler ‘ev ödevleri’. Peki, ne oldu da ödevler ‘ev ödevliği’nden çıktı ve çocuk-veli, öğrenci-öğretmen karşı karşıya geldi. Ödevi sorun haline getiren çocuklar değil ne yazık ki veli-öğretmen ikilisi oldu. Çok ödev veren öğretmen iyi öğretmen, çok ödev veren okul iyi okul algısı bu yarışı körükledikçe körükledi. Sonunda da iş saat 15’te dersten çıkan çocukların, 8 saat dersin ardından evde de 3-4 saatlerini masa başında geçirmelerine kadar vardı. Üstelik bu sadece özel okullarda değil, iddialı bütün okullarda yaygın bir durum haline geldi. Bir veli toplantısında matematik için günde 10 soru çözmeleri yeterli dediğimde aynı okulda çalışan ve veli olarak sınıfta bulunan, çok saygı duyduğum bir başka meslektaşım ‘lütfen öyle demeyin günlük 50 sorudan aşağı olmamalı’ diye beni uyarmıştı. Elbette ki o da evladına güzel bir gelecek hazırlamak istiyordu ve bunun yolunun bol tekrardan geçtiğini düşünüyordu. Başarılı bir çocuğu vardı ve verilen ödevleri de yapıyordu. Günlük 100 desem bu çocuk onu da yapardı. Peki değer miydi?

        Ev ödevleri gereksiz ya da ağır olduklarında çocukları önce öğretmenden, dersten sonra da okuldan soğutuyor, çocuklarda yetersizlik hissi oluşturuyor. Ödevi yapmadığında öğretmenle arasındaki diyaloğa bağlı olarak yalan söyleme eğilimine giriyor ya da işin kolayına kaçıp arkadaşının ödevini kopyalıyor. Amacımız öğrenmeyi pekiştirmekken tersine bütün olumsuz kavramları pekiştirdiğimiz için ev ödevleri yıllar içerisinde büyük bir sorun halini aldı ve yasaklanmaya kadar vardı.

        Mevcut eğitim sistemimizin ayrılmaz parçası olan ev ödevleri çocuğun yapabileceği seviyede olmalı, gereksiz tekrar içermemeli, okulda öğrendiklerini pekiştirmeli ve fazla zaman almamalı. Ayrıca bu ödevler mutlaka öğretmen tarafından kontrol edilmeli. Ancak bu özellikleri sağladığımızda ev ödevlerini tamamlayıcı unsur olarak kullanabiliriz. Şahsi kanaatim her gün için çocuklara iyi seçilmiş en fazla 10 soru vermek. Bu zaten yıl içerisinde 1800 soru yapıyor ve yaklaşık 2 soru bankasına denk geliyor. Bu tabii genel bir prensip ve kişiden kişiye göre değişir ancak danışmanlığını yaptığım ya da matematik dersine girdiğim hiçbir sınıfta diğer sınıflara göre daha az soru çözdürdüğüm için başarısızlık yaşamadım aksine daha iyi sonuçlar elde ettim.

      Yazan: STEMİstanbul